Dan Brown – Başlangıç

Dan Brown bir kitap yazdığında, acaba hızlıca senaryoya ben çevirsem yolumu bulur muyum diye düşünmeden edemiyorum. Başlangıç çıktı. Diğer Dan Brown kitapları gibi okumam 3 gün sürdü. Uykusuzluk, başka işlere odaklanamama gibi sorunlar yaşadım. Çünkü fazla sürükleyici bir kitap. Okuduğum kitapların filmlerini izlediğimde de hayal kırıklığına uğruyor olsam da, bu kitabın sinema versiyonunu dört gözle bekliyorum.

Tarih ve din turizmine meraklıysanız kitapta altını çizmeniz gereken çok yer var. Ben sadece altını çizmekle yetiniyorum. Meraklıyım ama param yok. Neyse ki teknoloji kitapta geçen mekanlar ile ilgili belgesel izleyebilmemizi sağlıyor.

Kitapları okuduktan sonra nedense internette insanların paylaştığı alıntıları da okurum. Beni neden ilgilendirdiğini bilmiyorum ama eğlenceli sonuçlar çıkabiliyor. Mesela bir arkadaş “Birlikten kuvvet doğar” sözünü alıntılamış. Bu sözle tanışmak için Dan Brown’ı ya da kitabın çevirmenini beklemesine anlam veremedim.

Kitabın konusu çok dikkat çekiyor. Arka kapağında yazan yazı ve ilk sayfada düşülen not konusundan daha fazla dikkat çekiyor. İlk sayfalarından itibaren sizi büyük bir bilinmezliğin ve aksiyonun içine atıyor. Anlatım karakterler üzerinden gidiyor. Olaylar zinciri bir bölümün bitiminde sonraki bölümü değil, o olayın nasıl ilerlediğini anlatan bölümü merak etmenizi sağlanıyor. Bu sebeple bir bölüm daha okuyayım sonra yatarım diyemiyorsunuz. Bu olayın ilerlediği bölüme geçeyim derken, bir sonraki bölümdeki karakter ya da olay aynı etkiyi yaratıyor. Üç günde bitmesinin sebebi de buydu.

Spoiler vermek gibi olmasın ama bu kitabın sonunda da ana karakterimiz Profesör Langdon’ın inancının ne olduğunu tam olarak çözemiyoruz. Ateist desen değil, deist desen değil. Kafalarda soru işareti bırakmak yazarın hoşuna gidiyor. Ana karakterin neye inandığı bizi neden çok ilgilendiriyor onu da bilmiyorum. Bu sefer işin içine üç büyük din giriyor. Bu da kitabın daha fazla ilgi çekmesine sebep oluyor. Tabi kitabın bazı bölümlerini “tövbe estağfurullah”  şeklinde okuyanlar olabilir. İnançlarınızla aranıza polisiye tarzda bir roman giriyorsa suçu Dan Brown’a atmayın.

Betimlemeler diğer kitaplarında olduğu gibi çok fazla detay içeriyor. Hayal gücünüzü harekete geçiren bir kitap fakat mekanlar gerçek olduğundan arada interneti açıp bakma ihtiyacı hissediyorsunuz. Konu ise komplo teorisyenlerinin ağzının suyunu akıtacak şekilde. Kitabın son sayfasını okuyup, sakince masaya bıraktıktan sonra: “Abi bunlar hep Amerika’nın taktikleri gelecek teknolojilerini filmlerinde, kitaplarında bize anlatıp subliminali veriyorlar. İnsanlar tepki göstermesin diye alıştırıyorlar” sözleri kulağımda çınlamaya başladı.

Aksiyon romanlarını seviyorsanız kesinlikle alın okuyun. Yakın zamanda filminin çıkacağına eminim. Sizde nasılsa filmi çıkacak kitabına niye para vereyim demeyin. Tüm kitaplarını okudum ve tüm filmlerini izledim. Aynı tadı vermiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *