Yorgun Mermi…

Taksim’de Mısırlı kadının kafasına yorgun mermi isabet etti.

Antrenman yapan futbolcu “yorgun mermi” ile vuruldu.

Yorgun mermi dehşeti: Kaskını delip çenesine saplandı.

İstanbul ve Eskişehir’de “yorgun mermi” dehşeti.

Sultanahmette çocuğun bacağına yorgun mermi isabet etti.

Bayram namazı sonrası eve giderken “yorgun mermi” vurdu!

Yorgun mermi koluna isabet etti.

Yorgun mermi gazetecinin aracına isabet etti.

Yorgun mermi güneş enerjisini parçaladı.

İstanbul’un ortasında parkta otururken onu buldu.

Talihsiz inşaat işçisi yorgun merminin kurbanı oldu.

2017 yılından birkaç haber başlığı…

Nedir yorgun mermi?

Arkadaş askere gidiyor, eğlencede havaya birkaç el sıkalım!

Yeni yıla giriyoruz, 10-9…3-2-1. Hadi havaya sıkalım!

Sinirlendim, çıkayım balkona birkaç el havaya sıkayım!

Amcaoğlu evleniyor sıkmadan olmaz. Çıkartın beyler emanetleri!

Polis öfkeli kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtı!

                Memlekette baret takarak mı yürüyelim diye bir soru soracakken, yukarıdaki haberlerin birinde yorgun merminin kaskı delip bir vatandaşın çenesine saplandığını gördüm. Dikkat ederseniz seçilen haberlerde olayın gerçekleştiği yerler, insanların yoğun olarak kullandığı, ülkemizde kalabalık denildiğinde akla gelen ( Taksim, Sultanahmet ), hatta turistik olan yerler.

                Umut vakfının verilerine göre Türkiye, Avrupa birliği üye ve üyelik sürecindeki ülkeler arasında cinayet oranlarında en yüksek üçüncü ülke. Her yıl ortalama 4500 kişi bireysel silahlarla hayatını kaybediyor. 2017 yılının ilk üç ayında vatandaş tarafından kullanılan silah sayısı 338 bin 52. Tabi bunlar kayıtlı olanlar…

                Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 470.000 şiddete bağlı cinayet meydana geliyor. Milyonlarca insansa ateşli silahlarla yaralanıyor.

                İnsanoğlu olarak dünya kaynaklarını israf etmekte, doğal yapıları bozmakta sınır tanımazken, kendi türümüzü de büyük zararı veriyoruz. Dünyada en fazla insan öldüren canlılar sıralamasında ikinci sıra insanların. Birinci sırada taşıdığı mikroplarla dolaylı yoldan ölümlere sebep olan sinekler var. Rakam 750 bin civarı. Ayrıca insan olarak farklı canlıları öldürme merakımızda azımsanamayacak kadar fazla. Zira 2017 itibariyle ülkemizde 1908 devlet avlağı, 990 genel avlak, 49 özel avlak olmak üzere toplamda 2 bin 137 avlak ve kayıtlı 145 bin 259 avcı var. Devletin doğal yaşama zarar veren kişilerden kazandığı yıllık ruhsat geliri 12 milyon 45 bin 765 lira.

                Kayıtlara geçen veriler dışında, kayıtlara geçmeyen silahlar, kayıtlara geçmeyen basit yaralanmalar, sadece cana değil mala zarar veren yorgun mermi vakaları sürekli artıyor. Ne yazık ki şansa yaşıyoruz. Ülkede başımıza yorgun mermi isabet edebilir, trafikte basit bir tartışma sonucu ateşli silahla yaralanabilir, hatta hayatınızı kaybedebilirsiniz. Magandalık deseniz aldı başını gidiyor. Polis çevirmesinden 100 metre ileride adam arabanın camından havaya ateş ede ede, son ses müzikle geziyor. Polis sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirip rutin işlerine devam ediyor. Artık normal karşılıyoruz. Maç sonrası havaya ateş edenleri, düğünde havaya ateş edenleri, yeni yıla girerken, eski yıldan çıkarken, sinirlenince, sevinince, hüzünlenince havaya ateş edenleri normal karşılıyoruz! Bu normalleşme birilerinin canını yakıyor. Maalesef sadece size dokunursa sesiniz çıkıyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hiçbir şey düzelmez, düzelmeyecek.

                SIPRI (Stockholm Uluslararası Barış  Araştırmaları Enstitüsü ) uluslararası silah ticareti konusundaki en son raporunu yayınladı. Verilere göre;

Türkiye, dünyada silah ithalatı sıralamasında altıncı sıradda.

Uluslararası silah ticareti geçmiş yıllara göre %14 arttı.

Son yıllarda Afrika, Asya, Okyanusya ve Orta Doğu’ya silah akışı artarken Avrupa’ya silah akışında büyük bir düşüş var.

Son beş yılda Orta Doğu’da Türkiye ile İran arasındaki bölgede ağır silah satışı %61 oranında arttı.

Uluslararası silah ihracatının %74’ünü ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya gerçekleştirdi.

Dünyada en fazla silah ithalatı yapan ülke sıralamasında %3,4 ile altıncı sıradayız.

Uluslararası silah ihracatında ise sıralama %33 ile ABD, %25 ile Rusya, %5,9 ile Çin, %5,6 ile Fransa, %4,7 ile Almanya olarak gidiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Çin, Rusya ve Fransa. Yani dünyada en fazla silah satan beş ülkenin dördü.( Alıntı: Geleceği Yönetmek, Ahmet Şerif İzgören )

                Farkında mısınız? Savaş sadece şuan terörle değil. Kendi içimizde savaş halindeyiz. Trafikte savaşıyoruz. Komşumuzla savaşıyoruz. Aile içinde savaşıyoruz. Akrabalarımızla miras konusunda savaşıyoruz. Müşterilerle alacak verecek konusunda savaşıyoruz. Çünkü artık hayatın her alanında, yaşanan her olumsuzlukta silaha başvuruyoruz. Silah, belinizdeyken sizin kendinize olan güveninizi arttırıyor olabilir ama birbirimize olan, insanlığa olan güvenimiz her geçen gün azalıyor. Her geçen gün kayıplar veriyoruz. Siz bu yazıyı okurken birileri silahla yaralanıyor, öldürülüyor ve ya silahla tehdit ediliyor.

Son olarak, kendini koruma, egosunu tatmin etme, güç gösterme, güçlü olduğuna psikolojik olarak kendisini ikna etme gibi sebeplerden kuru sıkı silah alan, taşıyan arkadaşlar. Silahlı kavgada kuru sıkı silahını çıkaran onlarca insan karşı tarafın ona gerçek silahla ateş etmesi sonucu hayatını kaybetti ve ya yaralandı. Ve karşı taraf buna nefsi müdafaa dedi. Aklınızda bulunsun…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *