Homines Optimini

 Nietzche’nin sözüyle başlıyorum! “ Bir insana değer biçmek için onun yaşamını sürdürmesi neye mal oluyor, bu hesaplanmalıdır önce.”

                Bu açıdan bakacak olursak insanların günümüzde yaşamını sürdürmek için taktığı maskeler akla geliyor. Mesela iyilik konusunu ele alalım! Neden iyilik yaparız? İyilik mi yapıyoruz, borç mu veriyoruz?

                İyilik yapacak bir karaktere sahip olmayan insanlardan gelen iyiliklere karşı dikkat etmek gerekir. Çünkü burada bir borç verme durumu vardır ki somut bir tahsilat imkânsızdır. Bu borç bu karakteristik yapıya göre asla bitmez. Çeşitli zamanlarda hatırlatılır. Çünkü iyilik yapılan kontrol altında tutulması gereken bir yapıdır ve gün geldiğinde bir iyilik beklenir fakat alacak hanesine yazılmaz. Bu durumda karşı tarafa sürekli bir psikolojik baskıyı reva gören zihniyet bundan gocunmaz ve tehlikeli bir biçimde doğru olanı yaptığına inanır. Buraya dikkat etmek gerekiyor! Doğru olanı yaptığına inanmak… Baştan sona etik dışı, gurur kırıcı, yalan, yanlış yapılan tüm eylemlerin doğru olduğuna inanan bir beyin mevcut sınırını zorlayacaktır.

                Çok basit bir kurtuluş yöntemi var! “HAYIR” sihirli bir kelimedir. Kişi size bir iyilik yapmış olsa bile onun söylediği her şeye evet demek zorunda değildir insan.  Borç böyle ödenmez. Bu bir nevi ödenemeyen borca bahane uydurmaktır. İyiliğe karşı duyulan saygı, iyiliği yapan kişiye de mutlaka sirayet eder ama sizi köle yapmaz. Jim Carrey’in Bay Evet filmindeki ilk hali gibi olun demiyorum ama tek başınıza aynaya baktığınızda gördüğünüz kişinin evet diyeceği şeye evet, hayır diyeceği şeye hayır deyin! Kişi, zaman ve mekan esnekliğini kaldırın. Yoksa mutsuz olursunuz! Birilerine göre de ezik!

                Homines optimini… Latincede iyimser insan anlamına geliyor. Bunu buraya yazdım çünkü Latince bir kelime kullanınca yazı daha havalı oluyor. Yalnız dikkat çeken bir detay var. Bana çok sempatik, yanağı sıkılası bir tabir olarak geldi. İyimser insanında yanağı sıkılır. Yanağından tutulup bir yere de çekilebilir. Bu konuda da Nietzche kulaklara bir küpe takmış; onunla başladık onunla bitirelim;

“İyinin varoluşu sahte bir temele dayanır. Daha başka ifade etmek gerekirse, ne pahasına olursa olsun gerçekliğin nasıl oluştuğunu bilmek istemeye dayanır; gerçeklikten, iyiliksever içgüdüler beklenemez; hele de sığ görüşlü, iyi huylu ellerin müdahalesinden hiç hoşlanmaz gerçeklik. Bütün sıkıntılı durumları bir karşı çıkış, yok edilmesi gereken bir şey olarak değerlendirmek müthiş bir gerzekliktir ve sonuçları gerçek bir felakettir.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *